Sağlık

Antidepresanlara yanıt vermeyen hastalar için ‘sirkadiyen depresyon’ tanımlandı

Avustralyalı bilim insanları tarafından gerçekleştirilen yeni bir araştırma, standart antidepresan ilaçlara yanıt vermeyen hastaların, biyolojik saatlerindeki aksaklıklardan kaynaklanan farklı bir depresyon türü ile karşı karşıya olabileceğini gösterdi. Çalışmada, uyku ve uyanıklık döngüsündeki bozukluklarla ilişkilendirilen bu durum, “sirkadiyen depresyon” olarak tanımlandı.

Sirkadiyen depresyon belirtileri neler?

British Journal of Psychiatry dergisinde yayımlanan ve 11 binden fazla kişinin verilerinin incelendiği çalışmaya göre, depresyon tanısı alan hastaların yaklaşık yüzde 25’i bu alt türden etkileniyor. Bu gruba giren hastaların tipik özellikleri arasında aşırı uyuma, sürekli yorgunluk hissi ve gece saatlerine eğilim (gece kuşu olma) gibi belirtiler öne çıkıyor. Ayrıca bu hastaların daha genç yaşta depresyona girme, mani ve intihar düşüncesi gibi daha ağır semptomlar yaşama riskinin yüksek olduğu kaydedildi.

Genetik riskler ve tedavi yaklaşımları

Araştırma, söz konusu hastaların kalp hastalıkları, iltihabi durumlar ve Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) açısından da daha yüksek risk altında olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, bu durumun neden her beş hastadan ikisinin geleneksel tedavilerden fayda görmediğine dair önemli ipuçları sunduğunu belirtiyor.

Çalışmanın yazarlarından Dr. Jacob Crouse, bu hastalarda ilaç tedavisi yerine melatonin veya ışık terapisi gibi sirkadiyen ritmi düzenlemeyi hedefleyen yöntemlerin daha etkili olabileceğini ifade etti. Sydney Üniversitesi’nden Dr. Emiliana Tonini ise farklı depresyon alt türlerinin anlaşılmasının, hastalara daha erken ve kişiselleştirilmiş tedavi imkanı sağlayacağını vurguladı.

Uzmanlar arasında görüş ayrılığı

Öte yandan, araştırma bulguları bilim dünyasında tartışmaları da beraberinde getirdi. Bazı akademisyenler “sirkadiyen” teriminin kullanımına şüpheyle yaklaşıyor. University College London’dan genetik uzmanı Profesör David Curtis, depresyonun temel karakteristiklerinin zaten doğası gereği sirkadiyen özellikler taşıdığını belirterek, bu tanımlamanın yanıltıcı olabileceğini savundu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir