Sağlık

Bilimsel Araştırma: Alkol Tüketimi ve Kanser Ölümleri Arasındaki Bağlantı Güçleniyor

ABD’de gerçekleştirilen uzun soluklu bir araştırma, alkollü içeceklerin kanser türlerine bağlı ölümlerde sanılandan daha büyük bir risk faktörü oluşturduğunu gözler önüne serdi. The Lancet Regional Health – Americas dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, 1990 ile 2023 yılları arasında alkole bağlanabilen yıllık kanser ölümleri 11 bin 361 seviyesinden 23 bin 126’ya yükseldi.

Alkol ve Kanser Riski Arasındaki Bağlantı

Araştırma sonuçları, meme, prostat, kolon, rektum, mide, pankreas ve karaciğer kanserlerinin yanı sıra baş ve boyun bölgesi kanserlerinde de ölüm riskinin alkol tüketimiyle arttığını gösteriyor. Özellikle 20-54 yaş arasındaki erkeklerde kolorektal kanser, alkole bağlı ölümlerde karaciğer kanserini geride bırakarak ilk sırada yer alıyor. Kadınlarda ise meme kanseri, alkol kaynaklı kanser ölümlerinde en büyük risk faktörü olarak öne çıkıyor.

“Güvenli Bir Miktar Yok”

Uzmanlar, kanser riskini artırmak için yüksek miktarda tüketime gerek olmadığını, günlük yaklaşık bir standart içkinin dahi risk artışıyla ilişkilendirildiğini belirtiyor. Çalışmada, modern bilimsel verilerin, alkolün sağlığı olumsuz etkilemeyecek güvenli bir miktarının bulunmadığına dair kanıtları güçlendirdiği ifade edildi.

Alkol Kanser Gelişimini Nasıl Tetikliyor?

ABD Ulusal Kanser Enstitüsü verilerine göre alkol, kanser oluşumuna çeşitli biyolojik mekanizmalarla katkıda bulunuyor:

  • Hormonal Değişim: Etanol, vücuttaki östrojen seviyelerini değiştirerek özellikle meme kanseri riskini etkileyebiliyor.
  • DNA Hasarı: Alkolün parçalanması sonucu ortaya çıkan asetaldehit maddesi, DNA yapısına zarar vererek hücrelerin kendi kendini onarma kapasitesini kısıtlıyor.
  • İnflamasyon ve Besin Emilimi: Oksidatif stresi artıran alkol; vücutta inflamasyona neden olurken, aynı zamanda A, C, D ve E vitaminleri ile folat gibi kritik besin maddelerinin emilimini olumsuz etkiliyor.

Araştırmanın başyazarı Dr. Chinmay Jani, insanların tamamen alkolü bırakması yönünde kesin bir hüküm kurmasa da, sağlık üzerindeki etkilerini en aza indirmek için tüketimin mümkün olan en düşük seviyeye çekilmesi gerektiğini vurguladı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir